DOLAR 30,9947 -0.04%
EURO 33,7302 0.4%
ALTIN 2.020,440,13
BITCOIN %
Ankara

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

84 okunma

Titan’da son durum: Enkaz parçaları bulundu

ABONE OL
22 Haziran 2023 21:30
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Titanik’in enkazı yakınlarında kayıp bir denizaltıyı arama çalışmaları, gemideki beş kişi için oksijenin tükenmesinin beklendiği zamanın aşılmasının ardından kritik bir dönemece girdi. Ancak yetkililer, uzak Kuzey Atlantik’i taramaya devam edeceklerini açıkladı.

ABD Sahil Güvenliği, Twitter’dan yaptığı açıklamada, Kanada’ya ait bir gemiden okyanus tabanına indirilen uzaktan kumandalı bir aracın Titanik yakınlarında bir “enkaz alanı” keşfettiğini ve uzmanların enkaz parçalarının Titan’a ait olduğunu doğruladığını belirtti.

Fransız araştırma gemisinden bir başka robot da 6,7 metrelik Titan denizaltısının izlerini aramak üzere deniz dibine doğru dalışa gönderildi.

ABD merkezli OceanGate tarafından işletilen minibüs büyüklüğündeki Titan Expeditions, Pazar günü sabah iki saatlik bir inişe başladı. Ancak, kısa süre destek gemisiyle irtibatı kaybetti.

Denizaltı 96 saatlik hava ile yola çıkmıştı. Bu da oksijenin bugün 14.08 itirabiyle tükendiği anlamına geliyor.

Kurtarma ekipleri ve Titan’da bulunan beş kişinin yakınları, ABD Sahil Güvenliği’nini Kanada arama uçaklarının o Salı günü erken saatlerde sonar şamandıraları kullanarak denizaltı sesleri kaydettiğini açıklamasıyla umutlandı.

Ancak seslerin tespit edildiği yerlerde arama yapan uzaktan kumandalı sualtı araçları sonuç vermedi ve yetkililer seslerin Titan’dan kaynaklanmamış olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

ABD Sahil Güvenlik Tümamirali John Mauger, NBC’ye yaptığı açıklamada arama çalışmalarının gün boyunca devam edeceğini söyledi.

DENİZALTIYI TASARLAYAN MÜHENDİSTEN AÇIKLAMA

Allum, “Bana öyle geliyor ki denizaltının basınçlı gövdesi sağlam, ancak güçten kesilmiş. Böyle bir durumda Titan’ın yeniden yüzeye çıkmak için otomatik olarak ağırlıkları düşürmüş olması muhtemeldir.” diye konuştu.

Allum, denizaltının acil bir durumda ağırlıklarını serbest bırakması gerektiğini, ancak basınçlı gövdenin kısmen su almasının geminin yüzeye çıkmasını engelleyebileceğini belirterek, “Basınç gövdesinde su varsa, bu oldukça büyük bir hacimdir. Düşme ağırlıkları genellikle o kadar büyük değildir ve gemiyi dipte tutan da bu olabilir. Bu aynı zamanda, eğer yolcular yarı su basmış bir basınçlı gövdede oturuyorlarsa, bunun da felaket olabileceği anlamına gelir. Hipotermik hale gelebilirler. CO2 temizleyici sistemlerin ıslak olmaları halinde ne kadar iyi çalışacaklarını bilmiyorum.” dedi.

HİPOKSİ NEDİR?

Diğer taraftan, Titanik batığını ziyaret etmiş olan Avustralyalı ekstrem tıp uzmanı Dr. Glenn Singleman, oksijen eksikliği ve karbondioksit birikiminin kayıp denizaltıdaki insanlar için endişe verici olduğunu aktardı:

“Oksijen akışınızı kontrol etmeli, karbondioksiti ve su buharını uzaklaştırmalısınız. Bunlar kontrol etmeniz gereken iç ortamla ilgili üç şeydir. Dördüncü şey ise sıcaklık. Kayıp denizaltının olduğu yerde su sıcaklığı 0 ila 1C arasında değişiyor.” dedi.

Karbondioksit birikimini önlemek için denizaltıların, genellikle soda kirecinden yapılan ve havadaki CO2’yi gideren “temizleyiciler” ile donatıldığı ifade eden Singleman, “Sorun şu ki, bir süre sonra bir doygunluk noktasına ulaşıyorsunuz ve soda kirecini değiştirmeniz gerekiyor. Havadaki CO2 içeriği milyonda yaklaşık 400 parçadır. Arttıkça, hiperventilasyonun geliştirirsiniz, başınız ağrır. Havadaki oksijen seviyesinin düşmesi, vücut dokularının yeterli beslenmeden mahrum kaldığı hipoksiye neden olabilir. 10 ve daha düşük oksijen konsantrasyonları bilinç kaybı ve ölümle sonuçlanabilir.” dedi.

Singleman, Titan’ın ilk 96 saatlik oksijen tedarikinin, ortalama bir insanın ortalama bir metabolik hızda oksijen tüketimine dayanan bir rakam olduğunu sözlerine ekledi:

“İnsanların zor bir durumun stresine nasıl tepki vereceği konusunda hiçbir fikrimiz yok. Bazı insanlar stresle birlikte metabolizma hızlarını artırabilir, bazı insanlar ise rahatlayıp uyumaya çalışarak metabolizma hızlarını düşürebilir.”

DERİN OKYANUS NASIL BİR YER?

Titanik, donma sıcaklıkları ve sürekli karanlığıyla bilinen “gece yarısı bölgesi” adı verilen bir bölgede yer alıyor.

Sert ve acımasız bir ortam olan derin okyanus, dünyadaki yaşamdan çok uzaya benziyor.

Titan’da daha önceki keşif gezilerine katılan insanlar, okyanus tabanına çarpmadan önce zifiri karanlık koşullarda iki saatten fazla alçalmayı tarif ediyor.

Denizaltının ışıkları, ona sınırlı bir görüş alanı sunuyor, ancak birkaç metreden öteye gitmiyor.

İlk müdahale ekipleri, arama devam ederken artık bu koşullarla mücadele etmek zorunda kalacak.

TİTAN’IN ÖZELLİKLERİ NELER?

Son derece küçük bir denizaltı olan Titan 670 cm. uzunluğunda, 280 cm. genişliğinde ve 250 cm yüksekliğinde.

Bu kadar küçük olması nedeniyle yolcuları yerde oturmak zorunda kalıyor.

Bu tip deniz araçları, denizaltıların aksine, sınırlı güçle hareket edebiliyor. Bir destek gemisinden denize bırakılıyor ve geri güverteye çekiliyor.

Titan bir oyun konsolu kumandasıyla kontrol ediliyor.

TİTANİK, KUZEY ATLANTİK’İN SULARINA GÖMÜLMÜŞTÜ

“Asla batmayacağı” iddia edilen lüks yolcu gemisi Titanik, 10 Nisan 1912’de 2 bin 224 yolcu ve mürettebatla New York’a gitmek üzere İngiltere’nin Southampton kentinden yola çıkmıştı.

Gemi, 15 Nisan 1912’de bir buz dağına çarptıktan sonra Kuzey Atlantik’in sularına gömülmüştü.

Kazada 1500’den fazla kişi yaşamını yitirmişti, bunlardan bazıları buz gibi soğuk sularda donarak can vermişti. Gemide sadece 1178 kişiye yetecek kadar filika bulunuyordu. Birkaç saat sonra kaza yerine ulaşan Carpathia gemisi 710 kişiyi kurtarmıştı.

Çok sayıda romana ve filme konu Titanik’in enkazı, 1985’te Newfoundland bölgesinin 645 kilometre açığında deniz bilimci Robert Ballard tarafından bulunmuştu. 1987-2004 yıllarında yapılan dalışlarda, batıktan çok sayıda eşya çıkarılmıştı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme
dedektif | özel dedektif | fixbet giriş